Stella Düşerken

Neyseki bu sefer uyumak için kitabın içini tercih etmedi. 😂

Stella Düşerken İsveçli yazar Linn Ullmann’ın kitabı. Son yıllarda farklı ülkelerden yazarları okumaya özellikle dikkat ediyorum. Sayıca çok kitap okuduğum için belki de artık zevkime göre kitap bulmakta zorlanıyorum. Farklı ülkelerden farklı tarzları okumak ise insanın önüne yeni bir bakış açısı sunduğundan sanırım bana iyi geliyor😊Hevesle kitap alıp yarım bırakmanın hüznünü bilen bilir 😀

Gelelim Stella’ya. Öncelikle bu kitabı @sirin_boutique den Avşa Sokak Canlarına yardım amaçlı çok da uygun bir fiyata aldım. Sizlere de sayfayı öneririm.

Gelelim kitabımıza. Kitabın başlarında ana karakterimiz Stella’nın öldüğünü öğreniyoruz. Stella eşi Martin ile dokuz katlı bir binanın çatı kenarında yürürken görgü tanıkları düştüğünü görüyorlar. Gerçekten düştü mü, eşi Martin mi onu itti kitap bu soruya cevap arıyor. Aslında aramıyorda 😀 Çünkü bir yerden sonra çiftim çocukları, Stella’ya aşık eski bir hastası olan Axel, olayı araştıran polis memuru ve görgü tanıklarının anlattıklarıyla karakterleri daha yakından tanıma telaşına düşüyoruz.

Okuması çok keyifli bir kitaptı. Mümkünse hiç ara vermeden 2-3 günde bitirmenizi öneririm. 1 gün bile ara verince karakterlerin anlattıkları unutuluyor çünkü.

Azıcık polisiye, bolca psikoloji, bolca gizem ve aynı zamanda sıradanlık, biraz acı, biraz şaşkınlık saracak sizi okurken.

Reklamlar

Bob’un Dünyası

Onun niye kitabı yokmuş 😀

Bob’un dünyası sevimli bir kitap. Sevimli kitaplar için kullanılan bi sıfat değil aslında bununla birlikte bu kitap için bana uygun geldi.

Bir kedinin güzel ruhuyla insanın hayatına neler katabileceğini biliyorum. Bu kitapta da Bob’un sahibi James ile yaşadıkları ve onun dolaylı olarak James’in hayatına kattıkları anlatılıyor. James dergi satarak geçimini sağlamaya çalışan eski bir uyuşturucu bağımlısı. Londra sokaklarında Bob ile her sabah işe gidiyorlar. Bob müşterileri eğlendirerek daha çok dergi satışı yapmalarını sağlıyor. Bir de sahibine arkadaşlık desteği veriyor 😀

Hikayem Paramparça

Komik filmlerde duygulanmak, hüzünlü kitaplarda gülebilmek gibi gibi…

Emrah Serbes’ i yazar olarak çok seviyorum. Kahkahalar attırdığı da oluyor, üzdüğü de. Bu kitap da hüzünlü olanlardan.

Mangala gelmişim. Yere uzanmışım. Kitabım elimde. Başımı kaldırınca muhteşem bir ağaç görüyorum. Bir yandan çay demleniyor değmeyin keyfime

Bu güzel ortamda bu kitabı yarıladım. Metinlerin çoğu yazarın Afili Filintalar blogunda afili parçalar adındaki yazıları. Bazen tek cümle, bazen vurucu bir paragraf çıkıyor karşına. Bir kaç yazı hariç çok etkilenmedim açıkçası bu hikayelerden.

Fotoğrafa da eklediğim “yazarları ciddiye almayın” yazısı ise kendi başına gelenleri de düşününce maalesef cuk oturmuş.

Ölü Ozanlar Derneği

 

IMG_3892Ölü Ozanlar Derneği hayatı ancak tutkularımızın peşinden giderek ve kendimiz olarak yaşayabileceğimizi anlatan bir öğretmen John Keating ve öğrencilerinin hikayesi
Ortaokula giden öğrencilerin hayatı üzerinden anlatılan bir hikaye bu nedenle biraz çocuksu buldum.
Bununla birlikte mesajı çok net ve konuyu uzatmadan vurucu bir finalle vermiş.
20’li yaşlarda hatta biraz daha öncesinde de keyifle okunabilir.